bemade ®

İnsanlığın gelişmesi ve sağlıklı yaşaması için hizmet ediyoruz.

İki Temel Mineralin
Dengesi

Çinko nedir?

  • Çinko, tüm canlı organizmalar için gerekli olan ve insanda çok sayıda biyokimyasal yolakta yer alan esansiyel bir mikrobesindir. Günümüzde gıda takviyesi adı altında çinko başta olmak üzere çok sayıda vitamin ve mineral kullanımı yaygınlaşmaktadır. Beraberinde Ocak 2020 tarihi itibari ile Dünya’yı etkisi altına alan COVİT-19 pandemisi sebebi ile de çinko kullanımı son derece popüler hale gelmiştir.

  • Çinko, atomik numarası 30 olan divalan bir katyondur. Demirden sonra en yaygın bulunan ikinci mineraldir. İnsan vücudunda toplam 2-3 gr olduğu tahmin edilmektedir. İnsan vücudundaki toplam turnoveri tamamen homeostatik kontrol altındadır ve çinkonun yaklaşık yüzde 57’si iskelet kasında, yüzde 29’u kemiklerde bulunur. İnsan sağlığı için vazgeçilmez bir besin olan çinko, 300’den fazla metalloenzimde ve lipid, protein ve nükleik asit metabolizmasında görevli 2000 den fazla gen transkripsyonunda rol alır. Çinko kinaz, fosfataz ve membran kanal aktivitelerini regüle eden bir metal iyonudur.

     

Çinko eksikliği nedir?

  • Çinko vücudumuzda çoğunlukla iskelet kemikleri ve kaslarda bulunur ve toplam miktarı 2-3 gramdır. Kemiklerde vücut çinkosunun yüzde 30’u bulunur. Kemiklerde bulunan çinko diyetle alınan çinkodan etkilenir. Vücutta çinko kalmayınca kemikteki çinko kullanılmaya başlanır. Kaslarda ise vücut çinkosunun yüzde 60’ı bulunur. Göz, prostat, cilt, karaciğer ve pankreas bezinde de çinko fazla miktarlarda vardır.1
  • Makrofajlar ayrıca çinko eksikliğinden de etkilenir. Fagositoz, hücre ve hücre içi öldürme ve sitokin üretimi çinko eksikliğinden etkilenir. Çinko eksikliği, T ve B hücrelerinin işlevini olumsuz etkiler.
  • Çinkonun eksikliğinde hücreye kalsiyum girişi bozulur. Kalsiyum giremeyince potasyumun hücre dışına çıkışı bozulur ve su birikimi olur. Hücre bu nedenle büyür. Bu nedenle iştah azalması, tat anormallikleri, cilt lezyonları, parakeratozis, üremede bozukluk bağışıklık bozulması oluşur.
  • Obezitesi olanlarda kanda leptin hormonu artarken çinkonun azalması, aralarında bir ilişki olduğunu gösterir.
  • Çinko bağırsak epitel bütünlüğünün sağlanmasında büyük öneme sahiptir. Eksikliğinde iltihabi bağırsak hastalıkları sık görülür.
  • Çinko pikolinat: en iyi emilen çinko formudur. Şelasyonlu tiptir, yani pikolinik asit isimli aminoasitle birleşmiştir ve böylece kolay emilir.

Çinko ve bağışıklık sistemi

  • Çinko vücutta 300’den fazla enzimin yapısında bulunur ve ayrıca hücre membranı dediğimiz, hücreyi çevreleyen zarda bulunarak hücreyi oksitleyici radikallerden korur.
  • Çinko, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalı etkileri olan bir mineraldir. Çinko bağışıklık sistemini birçok yönden etkilemektedir. Çinko, doğal bağışıklık, nötrofiller ve NK hücrelerine aracılık eden hücrelerin normal gelişimi ve işlevi için çok önemlidir.
  • Çinko kuvvetli bir antioksidandır.. Çinkonun bir antioksidan olarak işlev görebilmesi ve hücre zarlarınıstabilize edebilmesi, enflamatuar süreçler sırasında serbest radikal kaynaklı hasarın önlenmesinde rol oynar. Çinko oksidatif stresi azaltığı gibi enflamatuarsitokinlerinin azalmasını da sağlar. Vücudumuzda bakır-çinko süperoksitdismutaz ( CuZnSOD ) isimli antioksidan bir enzimin yapısına girerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Günlük çinko ihtiyacı 11 mg kadardır.1
  • Çinko, yara iyileşmesinde, tat ve koku duyusunun oluşmasında, büyüme, gelişme ve gebelik döneminde faydalı etkileri olan bir mineraldir.1
  • Çinko vücudumuzdaki birçok enzimin ve insülin hormonunun yapısında bulunan önemli bir mineraldir.1
  • Melatonin hormonu sentezlenmesinde de rolü vardır.

Bakır nedir?

  • Bakır, insan vücudunun sağlıklı çalışması için gerekli olan bir eser mineraldir. Bakır, enzim fonksiyonundan, karbonhidratların metabolizmasından sorumludur ve esas olarak karaciğerde, beyin dokusunda, böbreklerde ve saçta bulunur. Araştırmacılar vücuttaki değişken bakır seviyelerinin etkilerini öğrenmeye devam etse de, metabolik komplikasyonlar ve bilişsel hastalıklardaki artış, bilim adamlarının bakırın beyin üzerindeki etkilerine odaklanmasına neden oluyor.
  • Norepinefrin, stres hormonu olarak biliyor olabilirsiniz , ancak norepinefrin hayati bir hormon ve vücudumuzun tehdit edici koşullara tepki vermesini ve tepki vermesini sağlayan nörotransmiterdir. Norepinefrin ayrıca Alzheimer hastalığı olan kişilerde eksik olduğu bulunan beyin hücrelerinin uyarılmasında gerekli bir anti-inflamatuar ajan olarak gösterilmiştir. Norepinefrin üretimi için bakır gereklidir.

 

Bakır eksikliği nedir?

Yorgunluk ve Zayıflık

  • Bakır eksikliği, yorgunluk ve halsizliğin birçok nedeninden biri olabilir.
  • Bakır, bağırsaktan demiri emmek için gereklidir. Bakır seviyeleri düşük olduğunda, vücut daha az demir emebilir. Bu , vücudun dokularına yeterli oksijen taşıyamadığı bir durum olan demir eksikliği anemisine neden olabilir . Oksijen eksikliği sizi zayıflatabilir ve daha kolay yorgun hissetmenize neden olabilir.
  • Hücreler, vücudun ana enerji kaynağı olan adenozin trifosfat (ATP) üretmek için bakır kullanır. Bu, bakır eksikliğinin enerji seviyenizi etkileyebileceği anlamına gelir, bu da yine yorgunluk ve zayıflığı artırır .

Sık sık hastalanmak 

  • Sık hastalanan kişilerde bakır eksikliği olabilir.
  • Bunun nedeni, bakırın bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için  önemli bir rol oynamasıdır.
  • Bakır seviyeleri düşük olduğunda, beyaz kan hücresi sayınızı önemli ölçüde azaltabilir ve vücudunuzun enfeksiyonla savaşma yeteneğini tehlikeye atabilir.

Zayıf ve kırılgan kemikler

  • Osteoporoz, zayıf ve kırılgan kemiklerle karakterize bir durumdur.Yaşla birlikte daha yaygın hale gelir ve bakır eksikliği ile bağlantılıdır.

Hafıza ve Öğrenme ile ilgili sorunlar

  • Bakır eksikliği öğrenmeyi ve hatırlamayı zorlaştırabilir. Bunun nedeni, bakırın beyin fonksiyonu ve gelişiminde önemli bir rol oynamasıdır.
  • Bakır, beyne enerji sağlamaya yardımcı olan, beynin savunma sistemine yardımcı olan ve vücuda sinyalleri ileten enzimler tarafından kullanılır.
  • Tersine, bakır eksikliği, Alzheimer hastalığı gibi beyin gelişimini engelleyen veya öğrenme ve hatırlama yeteneğini etkileyen hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.
  • Bir araştırma, Alzheimer’lı kişilerin beyinlerinde, hasta olmayan kişilere kıyasla %70’e kadar daha az bakır bulunduğunu buldu.

Yürüme zorluğu

  • Bakır eksikliği olan kişiler düzgün yürümeye zorlaşır.
  • Enzimler, omuriliğin optimal sağlığını korumak için bakır kullanır. Bazı enzimler omuriliği yalıtmaya yardımcı olur, böylece beyin ve vücut arasında sinyaller iletilebilir.
  • Bakır eksikliği, bu enzimlerin etkili bir şekilde çalışmamasına neden olarak daha az omurilik yalıtımına neden olabilir. Bu da sinyallerin verimli bir şekilde aktarılmamasına neden olabilir

Soğuğa dayanıklık

  • Bakır eksikliği olan kişiler, daha soğuk sıcaklıklara karşı daha hassas hissedebilirler.
  • Bakır, çinko gibi diğer minerallerle birlikte optimal tiroid bezi fonksiyonunun korunmasına yardımcı olur.
  • Çalışmalar, tiroid hormonlarının T3 ve T4 seviyelerinin bakır seviyeleri ile yakından bağlantılı olduğunu göstermiştir. Kan bakır seviyeleri düşük olduğunda, bu tiroid hormon seviyeleri düşer. Sonuç olarak, tiroid bezi o kadar etkili çalışmayabilir.
  • Tiroid bezinin metabolizmanızı ve ısı üretiminizi düzenlemeye yardımcı olduğu düşünülürse, düşük tiroid hormon seviyeleri daha kolay üşümenize neden olabilir.

Saçların beyazlaması

  • Saç rengi de melanin pigmentinden etkilenir.
  • Düşük bakır seviyelerinin melanin oluşumunu etkileyebileceği göz önüne alındığında, bakır eksikliği erken gri saçlara neden olabilir.

Görme kaybı

  • Görme kaybı, uzun süreli bakır eksikliği ile ortaya çıkabilecek ciddi bir durumdur.
  • Bakır, sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlamaya yardımcı olan birçok enzim tarafından kullanılır. Bu, bakır eksikliğinin görme kaybı da dahil olmak üzere sinir sistemi ile ilgili sorunlara neden olabileceği anlamına gelir.
  • Mide baypas ameliyatı gibi sindirim sistemi ameliyatı olan kişilerde bakır eksikliğinden kaynaklanan görme kaybının daha yaygın olduğu görülmektedir. Bunun nedeni, bu ameliyatların vücudun bakırı emme yeteneğini azaltabilmesidir.
  • Bakır eksikliğinin neden olduğu görme kaybının geri dönüşümlü olduğuna dair bazı kanıtlar olsa da, diğer çalışmalar bakır alımını artırdıktan sonra görmede iyileşme olmadığını göstermiştir

Bakır ve bağışıklık sistemi

  • Bakır bağışıklık hücrelerinin gelişimine ve farklılaşmasına katılarak bağışıklıkta önemli bir rol oynar. İnvitro çalışmalarında bakırın antiviral özellikler gösterdiği belirtilmiştir. Bakır minerali hücrede enerji üretimine katkıda bulunduğu gibi kalp ve damarların yapısının sağlam olmasına da yardımcı olur. Bakır, kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinde yapımını arttırır. Bağırsaktan emildikten sonra karaciğerde seruloplasmin isimli bir proteine bağlanır ve vücuda öyle dağılır. Günlük bakır ihtiyacı 900 mikrogram kadardır.1
  • Bakırın çinko, manganez ve kalsiyum ile birlikte alınması yaşlı kadınlarda kemik kaybını yavaşlatabilir.
  • Böbrek hastalığı nedeniyle hemodiyaliz alan kişiler bakır eksikliği riski altında kalabilir ve dolayısıyla bakır takviyesine ihtiyaç duyabilir.
  • Bakır ve çinko metabolizması birbiriyle ilişkilidir. Yüksek çinko alımı bakır emilimini azaltır. Bu iki metal superoksitdismutaz, katalaz ve glutatyon gibi antioksidan enzimlerde bulunur. Bu metallerdeki dengesizlik antioksidan sisteminin bozulmasına ve hücre hasarına neden olabilir.
  • Çinko ve bakır atomik yapıları bakımından okadar benzerler ki aslında birbirleriyle sadece emilim için değil, aynı zamanda vücudun biyokimyasal yollarında kullanım için de rekabet edebilirler. Çinko alımı bakır alımına göre çok yüksek olduğunda, fazla çinko aslında biyolojikişlevleri için bakıra bağlı olan enzimlerin aktivitesine müdahale eder. Bakır bu enzimlere uygun şekilde dahil edilmediğinde biyokimyasal görevlerini yerine getiremezler.6
  • Hem insanlarda hem de hayvanlarda yapılan çalışmalarda her iki mineralden en iyi şekilde yararlanmak için çinko ve bakır arasındaki dengenin yaklaşık 10 / 1 olması gerektiği görülmüştür.2

Çinko ve Bakır dengesi nedir?

  • Bakır ve çinko metabolizması birbiriyle ilişkilidir. Yüksek çinko alımı bakır emilimini azaltır. Bu iki metal superoksitdismutaz, katalaz ve glutatyon gibi antioksidan enzimlerde bulunur. Bu metallerdeki dengesizlik antioksidan sisteminin bozulmasına ve hücre hasarına neden olabilir.
  • Çinko ve bakır atomik yapıları bakımından o kadar benzerler ki aslında birbirleriyle sadece emilim için değil, aynı zamanda vücudun biyokimyasal yollarında kullanım için de rekabet edebilirler. Çinko alımı bakır alımına göre çok yüksek olduğunda, fazla çinko aslında biyolojik işlevleri için bakıra bağlı olan enzimlerin aktivitesine müdahale eder. Bakır bu enzimlere uygun şekilde dahil edilmediğinde biyokimyasal görevlerini yerine getiremezler.2
  • Hem insanlarda hem de hayvanlarda yapılan çalışmalarda her iki mineralden en iyi şekilde yararlanmak için çinko ve bakır arasındaki dengenin yaklaşık 10 / 1 olması gerektiği görülmüştür.1

Neden Çinko ve Bakır takviyeleri birlikte alınmalı?

  • Çinko takviyesinin bakır eksikliğine neden olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar çinko ile birlikte bakır takviyesinin her iki besinin emilimini dengelemeye yardımcı olduğunu göstermektedir.1
  • Yapılan araştırmalara göre, çinko kullanan sağlıklı kişiler için günlük 15 mg çinko ile beraber 1 mg bakır alınması önerilmektedir.

ÇinkoBak™ ile tanışın

Çinko ve bakır minerallerin sentezinden oluşan gıda takviyemizdir.